Türkiye’de ve Dünyada muz yetiştiriciliği ile ilgili bazı kısa bilgiler.
Muz ülkemize ilk defa 1750 yıllarında Mısır’la ilgisi olan zengin bir aile tarafından süs bitkisi olarak, Mısır’dan Alanya’ya getirilmiştir. Meyve verdiğinin görülmesi üzerine, 1930'lu yıllardan sonra meyvesi için ticari amaçla yetiştirilmeye başlanmıştır.
Dünyada en önemli muz ihracatçısı ülkeler, Ekvador 2.557.000 ton, Kosta Rika 1.769.000 ton, Kolombiya 1.500.000 ton ve Filipinler 821.000 ton olarak sıralanmaktadır. Dünya Muz Üretim Miktarları-1992 yılına göre Hindistan 7.000.000 ton, Brezilya 5.650.000 ton, Filipinler 3.900.000 ton, Ekvador 3.600.000 ton, Endonezya 2.500.000 ton, Çin 2.200.000 ton, Mısır 400.000 ton, İspanya 355.000 ton, Güney Afrika 180.000 ton, İsrail 84.000 ton ve Türkiye 20.000 ton civarındadır.
Dünya muz ihracatı 1973 yılında 6.637.358 tondur. II. Dünya savaşından önce İngiltere Dünya muz ticaretinin % 75’ini elinde bulunduruyordu. Savaştan sonra muz ticareti ABD eline geçmiştir. Bugün Dünya muz ticaretinin % 50’den fazlası ABD’nin elindedir. Toplam ithalat değeri 7 milyar doları bulan Dünya muz ticareti ve pazarı, çoğu Amerikan kökenli çok uluslu şirketler tarafından yapılmaktadır. Bu şirketlerin en önemlileri Chiquita, Dole, Del Monte ve Coral Gables dir. Bu 4 firma Dünya muz ticaretinin % 70’ini kontrol etmektedir.
Ülkemizde muz, başta Alanya olmak üzere, Bozyazı, Anamur ve Gazipaşa ilçelerinde yetiştirilmektedir. Ancak son yıllarda Fethiye, Finike, Kumluca, Bodrum, İskenderun, Samandağı, Dörtyol, Silifke, Antalya, Serik, Manavgat ilçelerinde de muz yetiştiriciliği istekli üreticiler tarafından başlatılmıştır.
İstanbul'da düzenlenen 'subtropikal koşullarda muz yetiştiriciliği' sempozyumunun arazi ziyaretleri bölümüne Türkiye'nin en önemli muz üretim noktalarından olan Alanya ev sahipliği yaptı. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Alanya Muz Üreticileri Birliği öncülüğünde gerçekleşen incelemede muz yetiştiriciliği, ıslah, hastalık ve zararlılarla mücadele konularında yapılan sunumların ardından, Alanya’da saha incelemesi gerçekleştirildi. Ziyaretin kafile başkanlığını Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Başkan Yardımcısı Prof. Dr Hamide Gübbük yaptı. Gübbük inceleme heyetine örtü altı alanda muz yetiştiriciliğinin ülkemizde nasıl yapıldığını anlattı, soruları yanıtladı.Dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, Alanya'daki muz üretim ve paketleme tesislerine giderek incelemede bulundular. İnceleme sırasında diğer ülkelerde görülen bazı muz hastalıklarının Alanya'da görülmediği belirtildi.
Bilim insanları serada hem muz ağaçlarını hem de yetiştiricilikle ilgili diğer unsurları ayrıntılı olarak inceleme fırsatı buldu. Yabancı misafirler inceleme esnasında bol bol fotoğraf çekti ve Gübbük'ün anlatımları kayıt altına aldı. Avustralya, Belçika, Brezilya, Burundi, Çin, Fransa, Mısır, Pakistan, Uganda gibi farklı ülkelerden 15 kişilik bilim insanı muz serası incelemesinin ardından kendi has aroması ile dikkat çeken açık alanda yapılan yetiştiriciliği gözlemleme fırsatı buldu.
Antalya’nın Alanya ilçesinde açıkta ve ört altında üretimi yapılan muzun üretim bahçeleri farklı ülkelerden 15 bilim insanı tarafından incelendi.
İstanbul'da düzenlenen 'subtropikal koşullarda muz yetiştiriciliği' sempozyumunun arazi ziyaretleri bölümüne Türkiye'nin en önemli muz üretim noktalarından olan Alanya ev sahipliği yaptı. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Alanya Muz Üreticileri Birliği öncülüğünde gerçekleşen incelemede muz yetiştiriciliği, ıslah, hastalık ve zararlılarla mücadele konularında yapılan sunumların ardından,
Alanya’da saha incelemesi gerçekleştirildi. Ziyaretin kafile başkanlığını Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Başkan Yardımcısı Prof. Dr Hamide Gübbük yaptı. Gübbük inceleme heyetine örtü altı alanda muz yetiştiriciliğinin ülkemizde nasıl yapıldığını anlattı, soruları yanıtladı.Dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, Alanya'daki muz üretim ve paketleme tesislerine giderek incelemede bulundular. İnceleme sırasında diğer ülkelerde görülen bazı muz hastalıklarının Alanya'da görülmediği belirtildi.
Bilim insanları serada hem muz ağaçlarını hem de yetiştiricilikle ilgili diğer unsurları ayrıntılı olarak inceleme fırsatı buldu. Yabancı misafirler inceleme esnasında bol bol fotoğraf çekti ve Gübbük'ün anlatımları kayıt altına aldı. Avustralya, Belçika, Brezilya, Burundi, Çin, Fransa, Mısır, Pakistan, Uganda gibi farklı ülkelerden 15 kişilik bilim insanı muz serası incelemesinin ardından kendi has aroması ile dikkat çeken açık alanda yapılan yetiştiriciliği gözlemleme fırsatı buldu.
“Küresel ısınma don riskini düşürdü”
Ülkemizde sadece sofralık muz yetiştirildiğini kaydeden Gübbük, “İstanbul’da 30’ncu dünya bahçe birlileri konferansını organize ettik. 30’un üzerinde konferans yapıldı ve bunlardan biriside muzla ilgiliydi. Tropik ve subtropik farklı ülkelerden araştırmacılarla muzun yetiştiriciliğinin yoğun olduğu Alanya’da arazi gezisi düzenledik. Dünya’da birçok ülkeyi gezdim. Dünya ile kıyasladığımızda ülkemizde muzun geldiği yer şuan çok iyi düzeyde. Özellikle tropik ülkelerde hastalık ve zararlılar mücadele varken bizde çevre stresi vardı düşük sıcaklığınetkisiyle don zararını görüyorduk. Ancak son yıllarda global ısınmanın da etkisiyle don zararları gittikçe azalmaya başladı. Kalitede ilerleme var. Özellikle tüketicinin sofrasına gelinceye kadar aşamada kat edecek yolumuz var. Yetiştiricilikte dünya standartlarını yakaladığımız düşünüyorum. Pazarlamasında da iyi bir yere geleceğimizi düşünüyorum” dedi.
“Muz mutluluk veriyor”
Pişirilerek yenen (plantain) muzun da olduğunu ifade eden Gübbük,”Aslında pişirilerek yenen muz, alternatif sebze çok olduğu için yaygın değil. Bizde patates, pirinç neyse özellikle Uganda ve Hindistan’da plantein O. Bizde sofralık var ilerde belki bizde yaparız. Biz biraz yiyecek içecek konusunda biranda alışamayız tıpkı avokadoda olduğu gibi. Ülkemize geleli uzun zaman olmasına rağmen son yıllarda popüler oldu. Pişirilerek yenen muzları deneyip göreceğiz. Özellikle muz potasyum bakımında ve bazız mikro elementler bakımında zengin. Özellikle serotonin salgılayarak mutluk veriyor. Kendimde hem yiyorum hem yetiştiriyorum belki o sebepten her zaman pozitifim” diye konuştu.
“Açık ve kapalı seralarda incelemelerde bulunduk”
Alanya'nın dünyada ileri düzeyde muz üretime sahip olduğunu aktaran Muz Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şenli, “Miktar olarak değil ancak teknik olarak muz üretiminde söz sahibi olduğumuzu gelen misafirlerimiz sayesinde duyurmayı amaçladık ve bunda da başarılı olduğumuz düşünüyoruz. Alanya’da 5500 dekar kapalı ve 8000 dekar açık alanda muz yetiştiriciliği var. Bunun yanı sıra Gazipaşa ve Anamur’u eklediğimiz zaman geniş bir alanda öncü olduğumuz düşünüyoruz. Karşılıklı bilgi alışverişi ile misafirleri ağırladık açık ve kapalı seralarda incelemelerde bulunduk. Sarartma tesisi ve hal ziyareti ile muzun yetiştirilmesi ve paketlenme tesisi ziyaretleri ile bilgilerimiz sunduk” değerlendirmesinde bulundu.
“Zor koşullarda nasıl bu işin başarıldığını görmek istedik”
Heyet adına konuşan Belçikalı akademisyen İngevan Den Bergh, “İçimizde farklı tropik koşullardan gelenler var. Zor koşullarda nasıl bu işin başarıldığını görmek istedik. Yetiştirici ilgisini görmekten mutlu olduk. Burada abiotikstres dediğimiz çevre stresi var ancak tropikaller de zararlı ve hastalık var. Burada en azından oransal nem düşük ve kurak olduğu için hastalık ön plana çıkmıyor ve yetiştiricilik ilerleyebilir. Bu olay muz yetiştiriciliği için önemli bir avantaj” ifadelerini kullandı.
ALANYA EJDER MEYVESİ
Alanyada deneme ekimi yapılan, Mersin ve Adana'da yetiştirilmeye başlanan ve Türkiye'de 'ejder meyvesi' olarak bilinen pitaya meyvesi, Alanya'da da yaygın olarak üretilmeye başlandı. Ekimi ve bakımı çok basit olan ejder
meyvesi, hasat zamanı da yüksek getiriye sahip. Alanya'da avokado, mango, muz gibi tropik meyvelerden sonra en çok üretilen meyve olan ejder meyvesi, üreticinin de yüzünü güldürüyor. İçinde barındırdığı kalsiyum ve C vitaminiyle de besleyici ve faydalı olan ejder meyvesi hem kemikleri güçlendiriyor hem vücut direncini artırıyor. Üreticinin pazar konusunda sorun yaşamadığı ejder meyvesi, genellikle Gazipaşa'dan yurt dışına ve doğuya ihraç ediliyor.
'BİR KİŞİ RAHATLIKLA 4-5 DÖNÜME BAKABİLİR'
Alanya Hal Komisyoncuları Derneği Tropik Meyvelerden Sorumlu Yönetim Kurulu üyesi Hilmi Sevilgen, "Genellikle Türkiye'de 'ejder meyvesi' olarak biliniyor. Ama dışarıda 'dragon' ve 'pitaya' olarak ismi geçmektedir. Şu an
Alanya'da en çok üretimi yapılan ürünler avokado, mango ve ejder meyvesi. Yalnız en kolayı da ejder meyvesidir. Yani bir kişi rahatlıkla 4- 5 dönüm alana bakabiliyor. Dönümde aşağı yukarı 950- 1000 fidan ekilebiliyor. Bu fidanlardan da 3- 4 bin adet meyve alınıyor. Kilo ve adet bazında satılıyor. Üreticilerimiz şu anda memnun. Ağaç kaktüs familyasından olduğu için dikenli, fazla haşere, böcek gelip hastalıklarla rahatsız edemiyor. Hastalıklar rahatsız edemeyince çiftçinin en çok gideri olan zirai ilaç masrafından kurtulmuş oluyor. Bakımı da buna istinaden daha kolay oluyor" dedi.
'DÖNÜMDEN 30-40 BİN TL GELİR ELDE EDİLEBİLİYOR'
Ejder meyvesinin iki çeşidi olduğundan bahseden Sevilgen, "Beyaz ve kırmızı renklerde iki çeşit üretimimiz var. Kalsiyum içeriği çok fazla. Tropikal ürünlerin hepsinde olan C vitamini ağırlıklı bulunmaktadır. Kalsiyum sayesinde kemiklerin daha kuvvetli, daha dirençli olduğunu, C vitaminiyle de vücudun direncinin arttığını görmekteyiz. Pembe yapısının içinde beyaz ve kırmızı, içerisinde küçük çekirdekleri olan sulu, kiviyi ve mart yemişi dediğimiz mart incirini andırmaktadır. Ülkemize bir çeşit olarak girmiş bulunmaktadır. Pazarında hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz. Üretici memnun, dönümden 30- 40 bin lira gelir elde edebiliyor" diye konuştu.
'GETİRİSİ İYİ, İŞÇİLİĞİ AZ'
Yaklaşık 3 yıldır ejder meyvesi üreticiliği yapan Sadettin Koç, getirisi çok olduğu için ektiğini anlatırken, "Daha önce ben buraya yeşillik, sebze ekiyordum. Getirisi az ve masraflar çok olduğu için ejder meyvesine geçtim, 3 yıldır da ekiyorum. 2 yıldır meyve alıyorum. Şu anda çok memnunum. Getirisi iyi, işçilik az. Bir kişi tek başına bakabiliyor" dedi.
Ülkemizde son zamanlarda popüler olan bu tropikal meyve birçok farklı isimle anılmaktadır. Kaktüs ailesine ait olduğu bilinen ALANYA EJDER MEYVESİ hakkında Çin, Endonezya ve Vietnam gibi ülkelerde çok fazla tüketilen ejder meyvesi ekşi ve ferahlatıcı bir tada sahip. Ülkemizde mersinde üretimine başlanan bu meyve eski tarihlerde de alternatif tıpta kullanılmaktaydı. Peki,EJDER MEYVESİNİN FAYDALARI nelerdir? İşte tadıyla yiyenleri mest eden ejder meyvesinin faydaları…
Dış kısmı sert yapılı olan ejder meyvesi tüketim şekliyle ananasa çok benzemektedir. Ülkemizde az miktarda üretilmesine rağmen oldukça ilgi gören bu meyve dikkatleri özellikle görüntüsüyle üzerine çekiyor. Eski çağlarda yaşayan Kızılderililer tarafından enerji kaynağı olarak görülen bu meyvenin kalorisi de oldukça düşüktür ve içerisinde çokça vitamin barındırır. Peki, ejder meyvesinin faydaları nelerdir? İşte son zamanların popüler meyvesi olan ejder meyvesinin faydaları!
EJDER MEYVESİNİN FAYDALARI
Soğuk tüketilmesi tavsiye edilen ejder meyvesi vücudun C vitamini ihtiyacının yüzde 85'ini karşılamaktadır. Bağışıklık sistemini desteklemesi ve güçlendirmesi ile vücudu hastalıklara karşı yüksek oranda korur ve direnç arttırır.
Cilde faydalıdır!
İçi bol sulu olan bu meyve vücudun sıvı oranını arttırdığından cildin de daha nemli olmasını sağlamaktadır.
Yüksek lif kaynağı!
Diyet yapan kişilere uzmanlar tarafından önerilen bu besin uzun süre tokluk hissi sağlar ve vücuda enerji verdiğinden zayıflamak isteyen kişiler tarafından bolca tüketilir.
Diyabet hastaları tüketebilir mi?
Diyabet yani şeker hastalarının rahatlıkla tüketebileceği bir besin olarak bilinmektedir çünkü ejder meyvesinin içerisinde oldukça az oranda şeker bulunur. Asidik özelliğinden dolayı ise kandaki basıncı dengelemeyi sağlar.
Kalp sağlığına faydalı!
Kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu etkisiyle ejder meyvesi, damarların tıkanmasını engeller ve kalbi yüksek oranda korur.
Kalsiyum ihtiyacı!
Ejder meyvesinin en önemli özelliği ise kalsiyum ihtiyacını yüksek oranda karşılıyor olmasıdır. Bir adet ejder meyvesi günlük ihtiyaç duyulan kalsiyum oranının yüzde 70'ini karşılamaktadır.
Göz sağlığı için faydalı!
Göz içindeki sıvı oranını dengeleyen ejder meyvesi gözün içerisindeki sıvı oranını dengelediği için katarak oluşumuna engel olmaktadır.
Beyin hastalıklarından koruyor!
İleri yaşlarda görülen Alzheimer (unutkanlık) hastalığına engel olmakta ve diğer beyin hastalıklarından korunmayı sağlamaktadır.
Antioksidan kaynağı!
Antioksidan içeriğinden kaynaklı olarak bağırsaklardaki besin atıklarının birikmesinin önüne geçer ve kabızlık sorununa çare olur.
Kanser hastalığına karşı!ALANYA MANGO MEYVESİ
Ejder meyvesi hakkında yapılan araştırmaların sonucunda bu meyvenin özellikle kolon kanserine karşı koruyucu olduğu ve antikanser özelliğe sahip olduğu kanıtlanmıştır. Bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden dolayı kanser hastalarının doktorlarına danıştıktan sonra tüketmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Ancak bu tip önemli rahatsızlıklara sahip olan kişiler mutlaka doktor kontrolünde olmalı ve yedikleri her şeyi danışmalılardır. Pitaya adıyla da anılan meyve sindirim sürecine de önemli oranda yardımcı olmaktadır.
ALANYA MANGOSU
Antalya'nın Alanyailçelerinde ürün çeşitlendirilmesi amacıylaavokadonunardından üretimine geçilenmango da üreticininyüzünü güldürmeye başladı.
Tropikal meyve yetiştiriciliğinin son yıllarda arttığı Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde, muz ve avokadonun önemli bir ticari değere ulaşması, çiftçileri bir başka tropikal ürün olan mangoya yönlendirdi.
Tanesi 50 liraya kadar alıcı bulan mangoya bölgedeki yabancılar kadar yerli halk da ilgi gösteriyor. Lezzeti ve aroması daha iyi olduğu için ithaline göre daha çok tercih edilen yerli mangonun üretim alanı da her geçen yıl artıyor.
Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe, AA muhabirine, ilçelerinde, ekonomik değeri yüksek mango meyvesine ilginin arttığını söyledi.
Deneme üretimlerinde iyi sonuçlar alındığını vurgulayan Göktepe, "Alanya'da şu ana kadar 220 üreticiye fidan desteği verdik. Mango üretim alanı da son iki yılda 150 dekara ulaştı. Bu ürün, yeni olması nedeniyle tam olarak istenilen ekonomik değere ulaşmadı. Ancak son iki yıldır çok fazla ilgi var. Soğuk havaya daha dayanıklı. Ekilen alanlardan ürün alınmasıyla ekonomiye katkı sağlayacağını düşünüyoruz." dedi.
Bir ağaçtan 100 mango
Mango fidanı üreticisi Mustafa Ezici de tropikal meyvelere ilgisi nedeniyle İstanbul'da atıklardan ürettiği biodizel işini bırakarak Alanya ilçesinde yaşamaya başladığını dile getirdi.
Yaklaşık yedi yıldır ortağı Veli Çelik ile mango üzerine araştırmalar yaptıklarını belirten Ezici, "İşe çekirdekten mango fidanı üretmekle başladık. Şimdiye kadar yaklaşık 7 bin fidan satışı gerçekleştirdik. Mango fidanı dikildikten üç yıl sonra meyve vermeye başlıyor. Beş yaşına geldiğinde ise yaklaşık 100 mango alınıyor. 10 yaşına gelen bir mango ağacı ise yaklaşık bin adet meyve vermiş oluyor. Şu anda meyvelerin tanesi 50 liraya kadar gidiyor. Ülkemizde üretilen mango iç piyasaya yetmediği için ithal ediliyor." diye konuştu.
Mangonun Rusya'da 20 dolar, Londra'da 30-35 paund, Paris'te ise 13 avroya satıldığını aktaran Ezici, Avrupa'da 600 bin ton mango tüketildiğini, 1,2 milyar avronun mangoya harcandığını kaydetti.
Dünyada 46 milyon ton mango üretildiğine değinen Ezici, 4 milyar dolarlık bir ihracat hacmine sahip bu meyvenin muzun beş katı para kazandırdığını savundu.
"Veriminden ve satışından memnunuz"
Gazipaşa ilçesinde yaşayan Sefa Oğuz ise 2 dönüm bahçesinde 4 yıldır mango yetiştirdiğini belirtti.
Mango üretmekten memnun olduğunu vurgulayan Oğuz, "Çok su istemeyen, çok bakıma ihtiyacı olmayan bir ağaç. Veriminden satışına kadar her şeyinden memnunuz. Avokado ve muzla kıyasladığımda kesinlikle mango öneriyorum. Mangoda kimyasal bir şey vermiyoruz. Veremeyiz de. Çünkü aromasını bozar. Aroması bozulduktan sonra ithal mangodan farkı kalmaz. Bundan sonra 10 dönümlük bir mango serası kurmayı düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
Pazar esnafı Mehmet Türköz de daha önce yaptığı ithal mango satışından müşterilerin memnun olmadığını bildirdi.
Yaklaşık iki yıldır yerli mango satışı yaptığını belirten Türköz, "Müşterilerimiz fiyatı biraz yüksek bulsa da tadından, lezzetinden memnun. Alan bir kez daha alıyor. Lezzeti, aroması mükemmel." dedi.
Alanya’da mango hasadı başladı
A
Antalya’nın Alanya ilçesinin tropikal iklime sahip olması nedeniyle tropikal meyve ağaçları adeta kazanç kapısına dönüştü. Geçtiğimiz ay avokado hasadının başlamasının ardından şimdide bir başka tropik meyve olan mango hasadı başladı.
TROPİKAL iklim özelliğini taşıması, tropikal meyve ağaçlarının bölgeye iyi adapte olması, iyi ürün vermesi ve diğer ürünlere göre gelirinin yüksek olması Alanyalı çiftçileri tropikal meyve üretimine yöneltti. İlçedeki tropikal meyve üretimi muz ile başlarken, onu avokado takip etti. Günümüzde Alanya'da muz ile avokadonun yanı sıra mango ve papaya başta olmak üzere çerimoya, karambola (yıldız meyvesi), dragon fruit (ejder meyvesi), custard apple (Hint ayvası), longon (kedigözü), mangis, salak pondoh, star fruit, jambu bangkok, jambu bıjı, rambutan rapiah gibi 24 çeşit tropikal meyve yetiştiriliyor. Geçtiğimiz ay avokado hasadının başlamasının ardından şimdide mango hasadı başladı. Alanya bölgesi ve Türkiye geneline satılan bu meyvelerin en büyük avantajı ise tane hesabı ile kolayca pazarlanması.
“ÜRÜNÜN PİYASASI İYİ”
Alanya Ziraat Odası Başkanı Turgut Musluoğlu, coğrafi yapımın ev verişli olması nedeniyle ilçede yaklaşık 25 çeşit tropik bitki yetiştirildiğini söyledi. İlk başlarda üreticinin kendi imkanıyla tropik yetiştirdiğini söyleyen Musluoğlu, daha sonra oda olarak öncülük yaptıklarını aktardı. Başkan Musluoğlu, ”2 Ocak 2018'de alınan bakanlık onayı ile fidan ithalat izni aldık. Anavatanındaki üreticilerle görüştük. Bakanlığın istediği kriterleri yerine getirmeye çalışıyoruz, fidanların pazarlığını yaptık. Önümüzdeki ay fidanları toprakla buluşturmayı hedefliyoruz. Ürünün piyasası iyi, her bölgede ürün yetişmiyor. Ziraat odası olarak hangi bölgelerde verim alınabileceği konusunda yaptığı araştırmaları üreticilerimiz talep ederse kendileriyle paylaşırız" dedi.
Uzun süre muz ile erik üretimi yaptığını aktaran çiftçi Faruk Özçelik, kutsal topraklardaki ziyaretinde mangoyla tanışarak bu meyvenin üretimine geçtiğini belirtti. Özçelik, fidanın 150 ile 250 lira arasından satılması sebebiyle bahçe kurmanın zor olduğunu belirtirken elde ettiği ürünün ise cins ve boyutuna göre ortalama 8 ile 15 lira arasında pazarladığını çok küçük meyvelerin ise 3 liradan alıcı bulduğunu ifade etti. Özçelik, "İlk olarak hac vazifesi esnasında tadına bakma fırsatım oldu. Çekirdeklerini biriktirdim ve meyve olarak Alanya'ya getirerek fidan yetiştirmeye başladım. Fidanın komşu ilçe Gazipaşa'da olduğunu öğrenince hazır fidan alıp bahçemi kurdum. Mango ağacı meyveyi 3 yaşında veriyor. Ülkemizde geliştirmek için yaygınlaştırmak için uğraşıyoruz. Ziraat odası ile ülkemize getirmeye çalışıyoruz. İspanya'dan gelen fidanları 15 eurodan almıştım bizde şu an 250 lira dolayında mango muzun alternatifi olarak çıkıyoruz. Ürün 3 ile 15 lira arasından adet olarak satıyoruz. Elde ettiğim ürünü bu yıl Alanya piyasasına verip seneye İstanbul gibi büyükşehirlere gönderemeye başlayacağız" diye konuştu.
Alanya Ziraat Odası tarafından uzun süredir üretici için mango fidanının getirilmesi için çalışmalar devam ediyordu. Oda Başkanı Göktepe ilk mango fidanının ekimi için İlçe Tarım Müdürlüğü'nü ziyaret etti. Müdür Rüzgar'a fidanı hediye eden Göktepe, "Göreve gelmemizden önce ve sonrasında her zaman odamızın bir ailesi, iştirakçisi olan Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğümüzle her zaman ortaklaşa ve güzel işler yapacağımızı zaten söylemiştik. İnşallah bundan sonra da çok güzel işlere birlikte imza atacağız. Burada toplanmamızın nedeni öncelikle Alanyalı üreticimizi tropikal bir ürün olan mango ile tanıştırmak. Bu noktada 2 aydır anavatanı Hindistan olan mango fidanını getirmek için çaba sarf ediyorduk. Bu süreçte bizden desteğini hiç esirgemeyen Rüzgar’a çok teşekkür ederim. Yıllık 6 bin üretici Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kaydolmak için tarım müdürlüğümüzü ziyaret ediyor. İlçe müdürlüğümüzün giriş noktasında bir mango fidanımız olsun, gelen üreticiler ürünü burada görsünler diye tanıtım amaçlı ziraat odası ailesi olarak müdürümüze ve personelin hepsine bir mango fidanı hediye ettik. Zaten beraber Alanya’ya kazandırdığımız bir üründü” diye konuştu.
'ALANYA'NIN ÜÇÜNCÜ TROPİKAL ÜRÜNÜ OLACAK'
İlçe Tarım Müdürü Mehmet Rüzgar ise, Göktepe'ye görevinde başarılar dileyerek, tropikal ürünlerin üretim noktası olan Alanya'da mangonun en çok üretilen 3 ürün olacağının altını çizdi. Rüzgar, "Ziraat odası bizim bir parçamız. Ortaklaşa işler yapıyoruz. Hitap ettiğimiz nokta üretici. Bu noktada çok başarılı işler yapacağımızdan şüphem yok. Ziraat odamızın daha aktif hale gelmesi noktasında Göktepe çok hızlı bir yol almaya başladı. Biz bundan çok çok memnunuz. Alanyamız tropikal meyvelerin yetiştirilebileceği en narin yerlerden biri. Dünyada her türlü ürünün yetiştirilebileceği bir atmosfere sahibiz. Muzda örtü altında da belli bir noktaya ulaştık. Avokadoda da 3 bin 100 dekara kadar çıktık. Üretimimiz ciddi şekilde arttı. Şu an itibariyle 38 bin ağaç olduğunu tahmin ediyoruz. Bundan sonra Alanya’daki üçüncü tropikal ürünün mango olduğunu düşünüyoruz. Göktepe bize temsili olarak bir mango fidanı hediye etti. Ürünlerde çeşitlenme çok önemli” ifadelerini kullandı.